Son iki yıldır yapay zekâ hayatımızın neredeyse her alanında konuşuluyor. Kimi için büyük bir fırsat, kimi için ise ciddi bir belirsizlik kaynağı.
Peki, hukuki güvenin temel kurumlarından biri olan noterliklerde yapay zekâ kullanılabilir mi?
Bu yazıda bir yazılım geliştiricisinin bakış açısıyla bu soruya cevap aramaya çalışacağım. Bu bir hukuk değerlendirmesi değildir. Amacım, yapay zekânın noterlik süreçlerinde nerelerde fayda sağlayabileceğini ve nerelerde sınırlarının olması gerektiğini teknik açıdan tartışmaya açmaktır.
Önce çok kısa bir soruyla başlayalım: Yapay zekâ nedir?
Toplumda yaygın kanaatin aksine, yapay zekâ kendi başına karar veren veya sorumluluk üstlenen bir yapı değildir. Temel olarak çok büyük miktardaki veriyi analiz edebilen, sınıflandırabilen, ilişkilendirebilen ve elde ettiği sonuçlara göre öneriler sunabilen bir yazılım teknolojisidir. İnsan kararının yerine geçmekten çok, insanın daha hızlı ve daha doğru karar verebilmesine yardımcı olmayı amaçlar.
Bana göre yapay zekâ noterlerin veya noterlik personelinin yerini almayacaktır. Ancak her sektörde olduğu gibi, yapay zekâyı etkin kullanan kurumlarla kullanmayan kurumlar arasında zamanla önemli farklar oluşacaktır.
Dolayısıyla asıl soru, “Yapay zekâ işimizi elimizden alacak mı?” değil; “Yapay zekâyı işimizi daha verimli, daha güvenli ve daha şeffaf hâle getirmek için nasıl kullanabiliriz?” olmalıdır.
Tarih boyunca matbaanın, bilgisayarın ve internetin çalışma hayatını değiştirdiğine tanık olduk. Başlangıçta her yeni teknolojiye karşı tereddütler yaşandı; ancak zaman içinde bu teknolojiler günlük hayatın doğal bir parçası hâline geldi. Yapay zekânın da benzer bir dönüşüm oluşturacağını düşünüyorum.
Dönüşümün içinde kimler olmalı?
Belki de asıl önemli nokta şudur: Yapay zekâ noterliklerde kullanılsın mı kullanılmasın mı tartışmasından önce, nasıl kullanılacağına kimlerin karar vereceğidir. Eğer bu dönüşümün içinde noterler ve noterlik personeli aktif olarak yer almazsa, gelecekte bu süreçler büyük ölçüde sektörün dışındaki kişi ve kurumlar tarafından şekillendirilebilir.
Peki yapay zekâ noterliklerde hangi alanlarda yardımcı olabilir?
Bugünden kesin cevaplar vermek mümkün olmasa da; vatandaşın işlem öncesinde doğru bilgilendirilmesi, iş akışlarının yönetilmesi, gerekli belgelerin önceden hazırlanmasına yardımcı olunması, belgelerin okunması ve özetlenmesi, çok dilli iletişim, arşiv süreçlerinin desteklenmesi, yoğunluk analizleri ve benzeri birçok konuda önemli katkılar sağlayabileceğini düşünüyorum.
Elbette bunların hiçbiri hukuki karar verme anlamına gelmez. Yapay zekâ burada karar veren değil; bilgiye daha hızlı ulaşmayı, tekrar eden işleri azaltmayı ve süreçleri daha verimli yönetmeyi sağlayan bir yardımcı olarak değerlendirilebilir.
Bu yazının amacı
Bu yazının amacı bu konularda kesin hükümler vermek değildir. Tam tersine, noterlik mesleğinin geleceğinde yapay zekânın hangi alanlarda fayda sağlayabileceğini birlikte tartışmaya başlamaktır.
Sonraki yazılarda önce yapay zekânın teknik olarak nasıl çalıştığını, ardından da noterliklerde gerçekleştirilen işlemleri tek tek ele alarak, her bir süreçte yapay zekânın hangi noktalarda katkı sağlayabileceğini ve hangi noktalarda insan kararının vazgeçilmez olduğunu birlikte değerlendirmeye çalışacağız.